BASINDA ÇIKANLAR Perihan Mağden - RADİKAL GAZETESİ “Bir Tuğra Kaftancıoğlu Yazısı” Ne kadar uzun zamandır ilk defa bir şeyi hakikaten beğenmiş, etkilenmiş olmanın coşkusuyla yazıyorum bu satırları. Soluksuzca, tamamen kendimi kaptırarak izledim. Ve içine ne kadar girilebilirse o kadar girerek çıkarak. Sıçrayarak ordan oraya kafamda. Hayret ve hayranlıkla. Sonunda da “oh be!” diyerek. En nihayet bu topraklardan yeni bir şey çıktı. Bir film çıktı, bir yönetmen çıktı! Bizlere düşen ise bir sonraki filmli beklemek. Ki bu, onca zamandır başımıza gelmeyen bir “şeydir”. Bozkurt Işıklar HAFTALIK DERGİSİ “Törkiş Tarantinolar” Filmin finali şaşkınlığa yol açacak cinsten. Bir Tuğra Kaftancıoğlu Filmi New York’da Türkiye’yi temsil edecek, milyon dolarlık yapımlarımız nal toplarken hem de. Damla Kürklü - TRENDSETTER DERGİSİ Oyunculuğa ve şöhret sevdasına karanlık bir bakış sunan film, sert ve israrcı diyaloglarıyla da izleyenleri biraz zorluyor. Övgu Gökçe & Fırat Yücel - ALTYAZI DERGİSİ “Bir Emre Akay ve Hasan Yalaz Filmi” Neyin gerçek neyin kurmaca olduğunu anlayamayacağınız, sizi paranoyaya sürükleyecek bu tuhaf film RADİKAL EKİ “İf-koliklerin kaçırmayın dedikleri” -Daha önce böylesine sapkın bir Türk filmi izlemediğinize eminiz. (Broşür) -Herkese öneririm. (Elçin YAHŞİ – Radikal Cumartesi Genel Yayın Yönetmeni) -Eğlenceli, üstelik de düşündüren bir seyir sunuyor. Reality show’lardan ve Blair Cadısı gibi gerçekle akrabalık kurmak isteyen filmlerden çok daha saf, ayrıca da komik bir röntgenleme seansı yaratmışlar seyirciye. Tuğra Kaftancıoğlu ise hatırlarda kalacak bir sapık. (Yeşim TABAK) |
VATAN CUMARTESİ “Bin dolara film çektiler herkes şaşırdı” Film, bir film çekme hikayesi olduğundan gayri ihtiyari bir tarz olmuşmuş filmde. Galiba ileride onların isimlerini daha çok duyacağız. Esra Aysun - GASTE DERGİSİ “Bir Tuğra Kaftancıoğlu Filmi” Ürkütücü bir doğallıkla ele aldığı meşhur olma arzusu konusunu başarıyla ekrana taşıyor. Filmin bir diğer özelliği ise değişik formatları harmanlayarak farklı bir görsellik yaratması. Hem eleştirmenleri, hem sanatseverleri hem de sinema hayranları hemfikir kılan bir yapıt. Ali Ersina “Filmin Adı: Bir Tuğra Kaftancıoğlu Filmi” “Lars Von Trier, Michael Haneke’ye Büyükada’da bir snuff filmi çektirse nasıl olurdu?” sorusuna cevap arıyorsanız; bu filme gidin… Bu bağımsız film, festivalde gördüklerim arasında bana göre en çarpıcı olanı idi. (…) Bir süre sonra neyin gerçekten filme alındığı, kimin yönetmen, kimin oyuncu olduğunun birbirine karıştığı bu filmi baştan sona seyredilebilir kılan en önemli özelliklerin başında da herhalde seyirciyi gerçek ve kurgu arasında muğlak bırakan, akıllıca yazılmış senaryosu geliyor. Filmde kısaca anlatılmak istenen ünlü olmak için her şeyi göze alan yurdum insanının içine düştüğü trajik ama bir o kadar da komik durumunun anlatımı denilebilir. |

